Silikon Vadisi, Hırs ve Acziyet

Kaç gündür başka niyetle okuduğum bir metindeki ansızın karışlaştığım şu satırları anlamaya çalışıyordum.

Başarı, çok uğraştıktan sonra bir netice almak veya alamamak, önünüzün açılması veya açılmaması kafamda dönüp duruyordu.

Bu halde Forrest Gump filmini tekrar izledim az önce. Yeniden izlemeyi düşündüğüm bir film değildi. Canı sıkılan birine keyifli birşeyler açmaya çalışıyordum.

Manasını çözmeye çalıştığım satırlar ile filmdeki karakterin genel durumu o kadar çok örtüşüyordu ki benim için bir şerh oldu.

Hırs, kanaat, tevekkül, sabır… Tekrar üzerinde düşünüp yeniden çerçevelemem gereken kavramlar. Zira tam olarak ne olduğunu bilmeyince ya takva görüntüsü altında tembelliğe ya da tam tersine herşeyin yükünü benliğe yüklemeye gidiyor. Ve bu iki halinde ortak özelliği sizi “maksud damına çıkamaz” hale getiriyor.

Elbette bu bir film. Çok fazla hikmet beklemek yanlış olur. Sadece bu kavramlar üzerine düşünce deneyleri yapmak için size ortam sunması yeter.

Üstelik benim gibi bir şekilde Silikon Vadisi’ni gönlüne koymuş biri için harika bir sahnesi bile vardı.

İşte bu resim o sahneden.

O satırlara gelince;

” Sabrın mükâfatı zaferdir. Ataletin mücazatı sefalettir. Sa’y ve sebatın sevabı, servet ve galebedir.”

” Hem çok âlimlerin ve ediplerin zekâvetlerinin verdiği bir hırs sebebiyle fakr-ı hale düşmeleri ve çok aptal ve iktidarsızların, fıtrî kanaatkârâne vaziyetleriyle zenginleşmeleri kat’î bir surette ispat eder ki, rızk-ı helâl, acz ve iftikara göre gelir, iktidar ve ihtiyar ile değil.”

” Madem öyledir. Eğer malı çok seversen, hırsla değil, belki kanaatle malı talep et, tâ çok gelsin. ”

” Çünkü, meselâ bir gün çalıştı. Akşamda aldığı cüz’î bir ücrete kanaat sırrıyla, ikinci gün yine çalışır. Müsrif ise, kanaat etmediği için, ikinci gün daha çalışmaz. Çalışsa da şevksiz çalışır.”

“ Cenâb-ı Hak, Hakîm ismi muktezası olarak, vücûd-u eşyada, bir merdivenin basamakları gibi bir tertip vaz’etmiş. Sabırsız adam, teennî ile hareket etmediği için basamakları ya atlar düşer veya noksan bırakır, maksud damına çıkamaz. Onun için hırs, mahrumiyete sebeptir; sabır ise müşkülâtın anahtarıdır. “

” Tertib-i mukaddematta tevfiz tembelliktir; terettüb-ü neticede tevekküldür. Semere-i sa’yine ve kısmetine rıza kanaattir, meyl-i sa’yi kuvvetlendirir; mevcuda iktifâ, dûn-himmetliktir. ”

Screen Shot 2017-02-16 at 11.05.47 PM

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir